close
Basın Duyuruları

KOBİ EFOR DERGİSİ – DYH İnsan Kaynakları Grup Başkan Yardımcısı Dr. Altan EDİS: “En değerli sermaye insan”

Temel sorunun, pek çok kuruluşumuzda insana gerçek anlamda ‘sermaye’ olarak bakılmamasından kaynaklandığını savunan Dr. Edis, KOBİ’lerde işbaşı eğitimlerinin ön plana çıkarılmasını öneriyor.

 “İşe yanlış yerde başlatılan bir elemanın yarattığı maliyet, satın alınan gereksiz bir makinenin neden olacağı kayıplardan çok daha büyük boyuttadır.”

Doğan Yayın Holding İnsan Kaynakları Grup Başkan Yardımcısı Dr. Altan Edis ile KOBİ’lerin insan kaynakları süreçleri üzerine konuştuk. Kültür Üniversitesi Hukuk, İdari Bilimler ve İşletme fakültelerinde ders veren Dr. Altan Edis, ayrıca KOÇYONDER bünyesinde “KOBİ’lerde İnsan Kaynakları” konusunda eğitimler veriyor. Edis, “İnsana ödenen para hep gereksiz bir “maliyet” olarak görülüyorsa, o işyerinde gelecek biraz karanlık demektir” diyor.

KOBİSEKTÖR – KOBİ’lerin işe alım sürecinde karşılaştıkları problemler ve çözüm önerileriniz nelerdir?

Altan Edis – İnsan kaynakları yönetim süreçlerine genel olarak yaklaştığımızda, zorlukları sadece KOBİ’ler yaşamamakta, buna karşın birkaç büyük holdingin dışında, pek çok kuruluşumuzun da, insan kaynakları  sorunu ile karşı karşıya kaldıkları görülmektedir.  Konuya tarihsel bir perspektiften yaklaştığımızda,  ülkemizde insan kaynakları yönetim sistemleri uygulamasının henüz çok genç bir aşamada olduğunu görürüz. İnsana gerçek anlamda, önde gelen bir “kaynak” olarak bakma yaklaşımı,  ancak 80’li yılarda başlamıştır. Ondan önceki dönemlerde, ülkemizde yoğun bir tarzda endüstri ilişkileri sorunlarının ağır bastığı “kitlesel yaklaşımlar” ön planda yer almıştır. Yani bugün uygulamaya çalıştığımız “bireysel” bazda İK yönetim sistemlerini, o dönemlerde toplu sözleşme ilişkilerinin içersinde çözmeye çalışmıştık. Çekişmeli ve kavgalı geçen bu dönem, ister istemez İK süreçlerindeki gelişmeleri de bugünlere ertelememize neden olmuştur.

 

 

KOBİSETÖR – KOBİ’ler İK yönetim süreçleriyle ilgili olarak ne ölçüde bilgili? Gerekli önemi veriyorlar mı? 

 

A.E – Bu gelişmeler kuşkusuz KOBİ’lerimizi de olumsuz etkilemiştir. Büyük kuruluşların bile göz ardı ettiği İK yönetim sistemleri, doğal olarak KOBİ’lerde de alt planlara düşmüş, işletmenin diğer kaynakları, örmeğin finans,  fiziksel kaynaklar ve üretim kavgası günlük yaşamın temel sorununu oluşturmuştur. Bu nedenle örneğin, işletmede bir iş analizi yaparak, işin yapılmasını önce rasyonel ve basit hale getirmek ve buna bağlı olarak her yıl, dönemlere bağlı olarak “insan kaynağı planlaması” ile üretime başlama yaklaşımı ihmal edilmiştir. Sistemsel yaklaşımlar uygulama dışına bırakılınca, insan kaynağı sistemleri arasında yer alan, performans değerlemesi, iş tanımı,  kariyer planlaması, iş değerlemesi, eğitim, ücret basamaklandırması, doğru iş gören bulma seçme ve yerleştirme gibi konularda birer gereksiz maliyet unsuru olarak görülmüştür.

 

 

KOBİSEKTÖR – Personel eğitimi konusunda KOBİ’lerin dikkat etmesi gereken hususlar nelerdir?

 

A.E – Kanımca temel sorun, pek çok kuruluşumuzda insana gerçek anlamda kıymetli bir “sermaye” olarak bakmayışımızdan kaynaklanmaktadır. Hele, emek arzının da yoğun olduğu ülkemizde, “işten ayrılanın yerine hemen adam bulunur” anlayışı, sorunları daha da derinleştirmiştir. Oysa, bu tür yüzeysel yaklaşımların yarattığı parasal maliyetler, biraz olsun büyüteç altına alındığında, kayıplarımızın çok büyük boyutlara ulaştığı görülecektir. İşe yanlış yerde başlatılan bir elemanın yarattığı maliyet, satın alınan gereksiz bir makinenin neden olacağı kayıplardan çok daha büyük boyuttadır. Aynı doğrultuda,  sistemden yoksun bir ücretlendirmenin getirdiği kayıplar, sayılamayacak kadar çoktur. Ayrıca bu tür yanlışlıkların iş yerinde yarattığı huzursuzlukları da hesaba katacak olursak, kayıplar daha da çok derinlik kazanır.

 

 

KOBİ’lerin İK yönetimin diğer süreçlerinde karşılaştıkları problemler nelerdir?

 

A.E – Personel eğitimi konusu da, işyerlerimizde yukarıda özetlediğim anlayışın uzantısı olarak devam etmiştir. Ülkemizde, eğitim sistemimizin ciddi boyutta umutsuzluk yaşaması, zaten kaliteli insan kaynağını da kıt kaynak haline dönüştürmüştür. Yani elinde lisans diploması ile gelen bir eleman, gerçekte o lisansın sahip olması gerekli niteliklerin çok uzağında kalmaktadır. Böyle olunca eğitim konusu işletmelerimizde daha da önem kazanmaktadır. KOBİ’lerde en büyük sorun , bağımsız eğitim departmanlarının kurulmasının çok pahalıya gelmesidir. Bu durumda, akla ilk gelen çözüm, eğitim işinin, piyasada mevcut eğitim şirketlerine devredilmesi olmaktadır. Ancak, eğitimin de bir maliyeti olduğu şüphesizdir. Kanımca en geçerli yöntem,  KOBİ’lerde iş başı eğitimlerinin ön plana çıkartılmasıdır. Nitelikli ustaları ve yöneticileri eğitim teknikleri konusunda özel olarak eğiterek, onları işyeri eğitimi konusunda yönlendirmek, en akılcı yol olarak görülmektedir. Bu konuda KOBİ’lerin oluşturduğu birliklerden de etkili bir şekilde kolayca yararlanılabilir.

KOBİSEKTÖR – KOBİ’lerde etkin  İK yönetimi için sizce nasıl bir anlayış benimsenmeli?

A.E – İnsan Kaynağı süreçlerinin KOBİ’lerde uygulanması konusu gözde çok büyütülmemelidir. Her işletme kendi büyüklüğünü ve niteliklerini, özellikle sektörünün gereklerini göz önünde tutarak, kendine özgü sistemleri geliştirmeye çalışmalıdır. Örneğin iş değerlemesi yapmak isteniyorsa, çok karışık yöntemler uygulamadan, işler arasındaki ağırlıkları ve sıralamayı bulanabilir. Yine aynı şekilde basit yöntemlerle yıllık insan kaynağı planlaması yapılarak, sağlıklı bir İK bütçesi çıkartılabilir. Pratik yöntemlerle oluşturulacak bir performans sistemini, rahatlıkla işyerindeki ücret artışlarını belirlemede kullanılabilir. Burada esas olan KOBI’nin temelde insan kaynağı gerçeğine nasıl yaklaştığıdır. Yukarıda da vurguladığımız gibi eğer insan kaynağı gerçek anlamda bir sermaye olarak görülebiliyorsa, o kaynaktan bir yandan maksimum verimliliği alırken, diğer yandan da çalışanı işyerinde mutlu edebilecek sistemleri yaratmak kolaylıkla mümkün olabilir. Yok, insana ödenen para hep gereksiz bir “maliyet” olarak görülüyorsa, o işyerinde gelecek biraz karanlık demektir.

Kanımca, elektronik olanakların günümüzde yoğunlaştığı bir dönemde, KOBİ’lerin işi oldukça  kolaylaşmıştır. Önerim; insan kaynaklarını yöneten tüm operasyonel işlerin, “outsource” edilmesidir. Bugün tüm İK sistemlerini işletmeler adına web ortamında yapıp, işlemlerin aynı anda işyerinde uygulamasını sağlayan şirketler kurulmuştur. Buradaki kastım, sadece bordro işini yabancı bir kuruluşa devretmek değildir. Bilakis, KOBİ’lerin gereksinim duydukları insan kaynakları yönetim sistemlerinin tüm operasyonel işlemleri, dış kaynak kullanılarak yapılabilir. Bu takdirde İK yöneticisi, zamanının büyük kısmını işyerindeki İK politikalarına ayırma olanağına kavuşmuş olacaktır. Aynı zamanda KOBİ’ler hem zor olan, hem de oldukça pahalıya mal olacak bir fonksiyonu,  çok daha basit yöntemlerle çözüme kavuşturacaklardır.

Temmuz 2007, KOBİ EFOR DERGİSİ