close
Haberler

SURİYE – ANTAKYA SEYAHATİ

Geçtiğimiz Nisan ayı sonunda Koç Yönder üyeleri ve eşleri ile kısmen de dostlarımızdan oluşan 82 kişilik bir grup Suriye ve Antakya’ya 4 günlük bir gezi gerçekleştirdiler.

Uzun bir süreden beri, ilk defa yurtdışına bir gezi tertiplemeyi düşünüyorduk.
Suriye’nin Türkiye’ye uyguladığı vizeyi kaldırması ile Osmanlı tarihinin özellikle son dönemlerinde önemli bir yeri olan bu ülke yaptığımız planlarda ağırlık kazanmaya başladı.

Nihayet 29 Nisan sabahı, çok erken saatlerde Gaziantep’e uçtuk; oradan da iki otobüsle Suriye’ye doğru yola çıktık.

Her ne kadar vize uygulaması kalkmışsa da, gerek Suriye’ye girerken, gerekse de dört gün sonra Suriye’den ayrılırken, hudut karakollarında ciddi vakit kaybettik.
Suriye içindeki turumuz, Hama, Humus, Halep ve Şam şehirlerini içine alacak şekilde gerçekleştirildi. Seyahatin üçüncü gününde de, dönüş yolumuz üzerindeki, sarp kayalıkların üzerine kartal yuvası gibi yerleşmiş Maoula köyüne uğradık ve bu köyün en önemli yapıtı olan Aziz Tekla Kilise ve manastırını ziyaret ettik.
Bu köy, Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesinden sonra, Kudüs’ten kaçmaya başlayan ilk Hıristiyanların uğrak yaptıkları ve bir süre yaşadıkları bir köy. Köyün halkı hala, İsa peygamberin de konuştuğu Aramice’yi konuşuyor; bu dilde anlaşıyor.

Turumuz Suriye’den sonra Antakya’ya yöneldi. Güneydoğu’nun Asi nehir kıyılarında kurulu bu muhteşem şehri, dünyada bir benzeri daha olmayan mozaik müzesi ve ünlü künefesi ile bizleri bekliyordu. Bu kentte de her adımda ilk Hıristiyanların ayak izlerine rastlamak mümkün.

Nihayet 2 Mayıs Pazar akşamı, bu kez Adana üzerinden uçarak tekrar İstanbul’a döndük.

Seksen kişinin üzerinde bir grubun yönetiminde, özellikle katılımcıların hepsinin ilgi alanlarının aynı olmadığı düşünülürse, zaman zaman bazı sıkıntılar yaşadıysak da sonuçta bir kez daha –ve bu kez bugüne kadar yapılanların aksine- oldukça büyük sayıda  bir grup olarak bir arada olduk; komşu bir ülkenin ve de ülkemizin gizli güzelliklerini tanıma fırsatı bulduk.