close

Haberler

Haberler

AB KOMİSYONU TÜRKİYE İLERLEME RAPORU AÇIKLANDI

ikv_logo

İKV BASIN AÇIKLAMASI

19. İLERLEME RAPORU YAYIMLANDI: TÜRKİYE İÇİN AB SÜRECİ ÖNEMİNİ KORUYOR, ANCAK İLİŞKİLERİN ONARILMAYA İHTİYACI VAR

İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu bugün yayımlanan Avrupa Komisyonu’nun 19. İlerleme Raporu ile ilgili açıklamalarda bulundu. Zeytinoğlu, Türkiye’nin olağanüstü hal rejimi içinde olduğu bir dönemde yayınlanan raporun oldukça eleştirel olduğunu belirtti ve şunları söyledi:

“Bugün yayımlanan rapor 1998 yılından beri hazırlanan 19. Raporu oluşturuyor. Türkiye’nin katılım müzakerelerinin durağanlaşması nedeniyle ilerleme raporları uzunca bir süredir asıl amacı olması gereken Türkiye’yi AB’ye yakınlaştırma amacına hizmet etmiyor. Öte yandan AB çıpasına olan ihtiyacımız devam ediyor. İhracatımızın %44,5’ini yaptığımız, doğrudan yabancı yatırımların % 73’ünün kaynaklandığı ve hukuk sistemimiz, norm ve standartlar açısından model oluşturan AB, yaşadığımız ikili sorunlara ve AB’nin iç krizlerine rağmen önemini korumaktadır”.

“Raporda Türkiye’de 6 alanda gerilemeye işaret ediliyor. Ekonomideki kırılganlıklara da dikkat çekiliyor”

İKV Başkanı, rapordaki bazı önemli noktalara değindi ve bu konularda ilerleme sağlamanın Türkiye’de iç barış ve istikrar için de önemli olduğunu belirtti:

“Raporda 15 Temmuz darbe girişiminin demokratik kurumların işleyişine doğrudan bir saldırı olduğu not ediliyor ve temel haklar ve yargı bağımsızlığı üzerinde duruluyor. Türkiye’ye özellikle siyasi kriterler alanında önemli eleştiriler var. Geçmiş seneden farklı olarak ekonomik kriterlerde de geriye gidişten söz edilmiş, hukukun üstünlüğü ve ekonomi ilişkisi vurgulanmış ve ekonomideki belirsizliğin yatırım ortamını da olumsuz etkilediği ifade edilmiş. Geçen seneki raporda 3 alanda geriye gidiş olduğu belirtilmişti, bu sene ise raporun 14 yerinde geriye gidiş sözü geçiyor ve 6 temel alanda geriye gidiş olduğu not ediliyor. Bu alanlar:

Kamu hizmeti ve insan kaynakları yönetimi, yargının bağımsızlığı, ifade özgürlüğü, genel ekonomi ve iş ortamı, işkence ve kötü muamelenin önlenmesi, toplanma ve örgütlenme özgürlüğü.

Bunun yanında Türkiye’nin AB için kilit bir partner olduğu belirtiliyor ve 18 Mart mülteci uzlaşısının uygulanmasındaki başarı ve bu sayede Türkiye’den Yunanistan’a yasadışı geçişlerin azalması takdirle anılan diğer bir bölümü oluşturuyor. Raporun AB müktesebatına uyuma ilişkin ölümünde Türkiye’nin bu alanda sınırlı da olsa ilerlemeye devam ettiği, özellikle şirketler hukuku, trans-Avrupa ağları, bilim ve araştırma ile malların serbest dolaşımı, fikri mülkiyet hukuku, mali hizmetler, girişimcilik ve sanayi politikası, tüketici ve sağlığın korunması, gümrük birliği, dış ilişkiler ve mali kontrol alanlarında iyi durumda olduğu belirtiliyor. Bunun yanında, kamu alımları, ulaştırma ve çevre gibi alanlarda Türkiye ve AB arasında önemli farklılıklar bulunduğu ifade ediliyor. Yargı ve temel haklarla ilgili 23. Fasılda son 1 yılda geriye gidiş olduğu belirtilirken, dolaşım ve göç konularını kapsayan adalet, özgürlük ve güvenlik alanı faslında AB ile mülteci işbirliğinin de etkisi ile iyi ilerleme olduğu belirtiliyor. AB Konseyince açılması Kıbrıs meselesi nedeniyle engellenen gümrük birliği ve dış ilişkiler gibi fasıllarda Türkiye’nin AB’ye hazırlıklı durumda olması müzakere sürecinin hızlandırılması halinde Türkiye’nin AB’ye uyumun çok daha hızlanacağını da ortaya koymakta.

Rapordaki eleştiri ve önerileri Türkiye olarak, AB normlarına uyum sürecinde fırsata dönüştürmemiz gerekiyor.

“AB Müzakereleri ve Gümrük Birliğinin Güncellenmesi Türkiye’nin Orta Gelir Tuzağından Çıkmasını Sağlayacak: Gümrük birliğinin revizyonu 12.5 milyar avroluk gelir artışına yol açacak”

İKV Başkanı Zeytinoğlu raporda, gümrük birliğinin güncellenmesi süreci ile ilgili olarak müzakere çerçevesinin bu sene sonunda Konseye sunulacağının da belirtildiğini söyledi ve üyelik müzakerelerinin yanında, bu sürecin de Türkiye üzerinde dönüştürücü bir etki yapabileceğini ve orta gelir tuzağından çıkabilmek için gerekli ivmeyi yaratacağını vurguladı:

“Türkiye için AB kriterleri ve AB değerleri reformlar için çıpa olma özelliğini korumalı. AB öyle istediği için değil, halkımızın iyiliğine olduğu için böyle olması gerektiğini söylüyoruz. Kopenhag kriterleri Türk halkının yaşam kalitesini yükseltecek ve Türkiye’nin her anlamda lig atlamasını sağlayacak ipuçlarını içeriyor. Bu yüzden dikkate alınması gerekiyor. AB müzakere sürecinin yanında gümrük birliğinin güncellenmesi süreci de Türkiye’nin AB iç pazarına dahil olarak sanayi, hizmetler ve tarım sektörlerini geliştirmesi, ticaretini artırarak küresel değer zincirlerinde üst sıralara yükselmesini ve milli gelirin artmasını sağlayacak. Yapılan araştırmalara göre, gümrük birliğinin hizmetler, tarım ve kamu alımlarını da kapsayacak şekilde genişletilmesi Türkiye için % 1,44 oranında reel GSYİH artışına ve yaklaşık 12 milyar avroluk gelir artışına yol açacak. Yani bugün konuştuğumuz orta gelir tuzağından kurtulmak ve 20.000 dolarlık kişi başına düşen milli gelir seviyelerine yaklaşmak için AB çıpası şart.”

AB’nin üye devletlere getirdiği kazanımlara da değinen Zeytinoğlu, üyelik hedefi saklı kalmak kaydıyla gümrük birliğinin güncellenmesi ile Türkiye’nin AB İç Pazarına uyum sağlaması gerekeceğini ve Türk üretici ve ticaret erbabının İç Pazarda faaliyette bulunabileceğini belirtti:

“İspanya AB’ye üye olduğu tarihi izleyen ilk 20 yıl içinde kişi başına düşen milli gelirini AB ortalamasının %71’inden %90’ına çıkardı ve toplamda % 64,6’lık bir GSYİH artışı elde etti. 2004 yılında AB üyesi olan Polonya ise, ilk on yılda GSYİH’sını % 48,7 oranında büyüttü. Bu çarpıcı rakamlar kişi başına düşen 25.000 avroluk geliri ile dünyanın en büyük ve en açık ekonomisi olmaya devam eden AB’nin Türkiye için de öncelikli hedef olmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu bağlamda müzakerelerin hızlanması AB normlarına uyumu da hızlandıracak. Bunun yanında, gümrük birliğinin güncellenmesi Türkiye’nin üye olmasa dahi AB iç pazarına erişimini sağlayacak ve bu Pazarın norm ve standartlarına uyumlu üretim ve ticaret yapan bir ülke olarak lig atlamasına vesile olacak”.

“Zeytinoğlu: Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu zor dönemde AB perspektifinin sürdürülmesi daha da önemli ”

Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu bu zor dönemde terörle mücadelesine AB’nin destek vermesinin önemine değinen Zeytinoğlu, sorunların çözümünde AB norm ve değerlerinin dikkate alınmasının önemini vurguladı. Zeytinoğlu sözlerine şöyle devam etti:

“Türkiye’nin gerek Suriye ve Irak’taki savaş gerekse terör tehdidi sebebiyle zor bir dönemden geçtiği bugünlerde AB ile ilişkileri her zamankinden daha fazla önem taşıyor. AB’de bazı çevrelerin müzakere sürecinin askıya alınması çağrıları Türkiye’yi bu zor dönemde yalnız bırakmaya yönelik. Bunun tam tersine asıl böyle zor günlerde Türkiye ve AB ilişkilerinin güçlendirilmesine ihtiyaç var. Avrupalı dostlarımız unutmamalı ki, Türkiye terör, radikalizm, yasadışı göç gibi tehditlerin AB’ye sirayet etmesini uyguladığı aktif politikalarla engelleyerek, Avrupa’nın güvenliği açısından kritik bir rol oynuyor. Bu bağlamda, müzakere sürecindeki tıkanıklığın aşılması, katılım hedefinin teyit edilmesi ve karşılıklı işbirliği ve iletişimin güçlendirilmesi AB’nin Türkiye’deki gidişatı olumlu olarak etkilemesine yol açabilir”.

devamını oku
Haberler

KOÇ-YÖNDER ÜYELERİNİN KAPADOKYA TURU

Setur’un organizasyonu altında gerçekleşen tur 21 Nisan sabahı Kayseri’ye uçuşla başladı ve dört gün boyunca, yörenin doğa harikası biribirinden güzel köşeleri doya doya gezildi.MNe Ihlara Vadşis kaldı, ne Mustafapaşa köyü ; ne de Derinkuyu ve Kaymaklı yer altı şehirleri.Yöresel tadlar da bol bol denendi, kalori hesapları yapılmaksızın ve de grup bir sonraki turda buluşmak üzere vedalaştı.

Grubumuz şirketi Setur’un bu organizasyonu da bundan evvelkiler gibi son derece başarılıydı, özellikle grubu bilgilendiren genç rehber arkadaşımız Can Günay, gerek zengin bilgi birikimi gerekse de renkli retoriği ile katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Soru-cevaplar ve de değerli bilgi katkıları, bir noktadan diğer noktaya giderken de otobüste sürmeye devam etti.

devamını oku
Haberler

KOÇ HOLDİNG GENEL KURULU YAPILDI

omer-koc

Koç Holding 52. Olağan Genel Kurulu, Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç’un başkanlığında toplandı. Koç Holding Genel Kurul’u Mustafa V. Koç’un 21 Ocak’ta hayatını kaybetmesinin ardından ilk kez toplandı.

Koç Holding 52. Olağan Genel Kurulu, Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç’un başkanlığında, pay sahiplerinin katılımıyla toplandı.

Nakkaştepe’deki Koç Holding Genel Merkezinde gerçekleştirilen toplantıya Koç Holding Şeref
Başkanı Rahmi M.Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Temel Atay, Koç Holding eskiYönetim Kurulu Başkanı merhum Mustafa Koç’un eşi Caroline Koç ve Ford Otosan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Koç da katıldı.

MUSTAFA KOÇ’A MESAJLAR

Toplantıda katılımcılar ile paylaşılan 2015 yılı Faaliyet Raporu’nda Mustafa V. Koç’a yönelik anma mesajında, şu ifadeler yer aldı:

“Vizyonu, hayırseverliği ve en önemlisi insani değerleri ile silinmeyecek izler bırakan Mustafa V. Koç, ülkemizin geleceğine her zaman yürekten inandı. Hakiki bir halk adamıydı.

Çalışanlarına güç veren ve destekleyen bir lider olmasının yanı sıra, küresel bakış açısı, kararlılığı, değerleri ve iş ahlakı ile de ilham kaynağı oldu.

Bundan sonra, onun görüşleri, geniş bakış açısı ve getirdiği dinamizm ile biz de Koç Holding’i
milletler arası bir yapıdan, global bir dünya şirketine taşıyacağız.”

“YURT ÇAPINDA ALDIĞIMIZ BAŞSAĞLIĞI DİLEKLERİ EN BÜYÜK TESELLİMİZ OLDU”

Genel Kurul Toplantısı, Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi M. Koç’un 2015 yılına ilişkin
değerlendirmelerinin aktarılması ile devam etti.

“Kısa süre önce oğlum Mustafa V. Koç‘un zamansız kaybı ailece bizleri ve sizleri çok üzdü. O’nun ardından, yurt çapında aldığımız başsağlığı dilekleri en büyük tesellimiz oldu” diyen Koç, bu benzersiz dayanışmadan dolayı ailesi ve şahsı adına herkese teşekkür etti.
Koç ailesi, bilinmeyen yönleriyle Mustafa Koç’u anlattı

Koç geçtiğimiz yıl gerek Türkiye’de, gerekse uluslararası arenada yaşanan büyük hareketliliklere dikkati çekerek, şunları söyledi:

“Yurt içinde seçimlerin yenilenmesi ve terör olayları çalkantılı bir sürece yol açarken, dünyadaki ekonomik ve jeopolitik gelişmelerde de bir durulma olmadı. Bütün bu gelişmeler karşısında 90 yıllık tecrübemizin desteğiyle ve zamanında aldığımız tedbirlerle Koç Holding olarak geçtiğimiz yılı oldukça başarılı bir performansla geride bıraktık.

Son yıllarda özel sektör yatırımlarındaki yavaşlamaya karşın, yatırımlarımıza ara vermeksizin
devam ettik. Son 4 yılda toplam 12 milyar dolar mertebesinde kombine yatırımla ülkemiz ve
topluluğumuz için yüksek katma değer yaratacak önemli projeleri hayata geçirdik.”

Koç Holding olarak geçen yılı oldukça başarılı bir performansla geride bıraktıklarını dile getiren Koç, son yıllarda özel sektör yatırımlarındaki yavaşlamaya karşın, yatırımlara ara vermeden devam ettiklerini hatırlattı.

Yapılan yatırımlar hakkında bilgi veren Koç, şunları kaydetti:

“Tüpraş’taki 3 milyar dolarlık yatırımımızı geçen yılın ilk aylarında devreye aldık. Sadece bu
yatırımımız ülkenin yıllık cari açığına 1 milyar dolar mertebesinde destek verecektir. Aynı dönemdeotomotiv şirketlerimiz Ford Otosan ve Tofaş’ta toplam 3 milyar dolar seviyesinde yatırımlarlaihracata yönelik yepyeni modelleri devreye soktuk.

Bu ürünlerimiz iç piyasada olduğu gibi ihracat piyasalarında da büyük beğeni topladılar, birçokuluslararası ödül aldılar. Beyaz eşyada dış piyasalarda pozisyonunu daha da güçlendirme yolunda Arçelik’in yatırımları devam ediyor, Tayland’da yeni fabrikamız açıldı. Başarılı yatırımlarımız ve risk yönetim politikalarımız ile önümüzdeki fırsatları analiz ederek yatırımlarımızı planlarken, güçlü bilançomuzu ve nakit akışımızı korumaya özen gösteriyoruz.”

“HAYALİMİZ ULUSLARARASI ARENADA ÇOK DAHA BÜYÜK BAŞARILAR
GERÇEKLEŞTİRMEK”

Genel Kurul Toplantısı’nda 21 Ocak 2016’da hayatını kaybeden Mustafa V. Koç’un vefatından önce kaleme aldığı 2015 yılı değerlendirmesi de aktarıldı.

Mustafa V. Koç son değerlendirmesinde şu ifadelere yer vermişti:

“Geride bıraktığımız yıl tüm dünyada, geleceğimizi şekillendirecek birçok politik, ekonomik ve
toplumsal gelişmeye sahne oldu. Bu gelişmeler, küresel piyasalarda risk algısını değiştirirken,
politikada yeni söylemler oluşturdu, toplumsal alanda ise barışın önemini tüm dünyaya bir kez daha
gösterdi.

Koç Topluluğu’na baktığımızda ise 2015 başarılarımızı devam ettirdiğimiz bir yıl oldu. Belirsizliklerin ve çalkantıların arttığı günümüz küresel iş dünyasında, Topluluk olarak kararlılıkla ve cesaretle yeni yatırımlar yapmayı, istikrarlı büyümeyi ve rekabet gücümüzü artırmayı sürdürdük.

Sürdürülebilir büyüme sağlayabilmek ve her türlü dalgalanmayı başarılı bir şekilde yönetebilmek için yönetim kalitemize ve risk yönetim sistemlerimize özel önem vermeye devam ettik.

Yeni atılımlara her an hazırlıklı olmak için finansal yapımızı güçlü tuttuk. Bundan sonraki hayalimizise uluslararası arenada çok daha önemli ve büyük başarılar gerçekleştirmek, yurt içindeki uzun vadeli liderliğimizi yurt dışına taşımak ve portföyümüzü küresel arenada faaliyet gösteren şirketler ve organizasyonlar ile desteklemek.

Bu hayalimizi de gerçekleştireceğimize ben şahsen yürekten inanıyorum.”

devamını oku
Haberler

DOĞAN SILAY’ın MODEL TEKNELERİ RMK MÜZESİNDE

doga-silay

aha önce model tren ve fotoğraf makinesi kolleksiyonunu Rahmi M. Koç Sanayii Müzesine bağışlamış olan üyemiz Doğan Sılay’ın bu kez de hibe ettiği uzun yılların emeği model gemileri müzede sergileniyor.

Halen RMK müzesinde sergilenmekte olan Doğan Sılay’a ait 9 adet gemi modeli var. Bu gemilerin tümü ahşap, kit veya toplanarak 2001 – 2013 arasında yapıldı. Tüm Gemi modellerinin zorluk derecesi = 5 (en üst derece)dir. Bunların yapımı günde en fazla 2 saat çalışarak 10 ila 14 hafta arasında bitebiliyor.

Sergilenen gemiler sırasıyla şöyledir:
1. Sürmene Takası
2. İnebolu çektirmesi
3. VASA – İsveç Amiral gemisi
4. İspanyol Balıkçı
5. Nordcap Balıkçı gemisi (Eskitilmiş görünüm)
6. Santa Maria (Cristoph Colomb’un gemisi)
7. St. Canute – Romörkör- Buz Kıran
8. Boğaziçi olta sandalı
Bunların hepsi Lengerhane kısmında “Kaptan Köşkü” replikasının tam karşısındaki özel iki camekanda sergileniyor. Altlarında isimleri ve tanıtım kartları bulunuyor.

9.ncu olarak Doğan Sılay’ın en son yaptığı yine aynı bölümdeki özel camekanda sergilenen Bandırma gemisidir (orijinal hali – eskitilmiş görünüm). Rahmi M. Koç’un Bey’in Doğan Sılay’a mektubunda yazdığına göre böyle eskitilmiş görünümde gemi modeli yapan iki sanatkar görmüş. Bir tanesi ABD’de bir tanesi de İspanya’da imiş.

devamını oku
Haberler

Can Kıraç

image11111111111

Bugün, 18 Şubat Perşembe.
Sabah 10.30’da, Anıtkabir’de Atatürk’ün huzuruna çıktım ve anı defterine şunu yazdım;
Atam!
Ben, 1927 yılı 22 Mayıs günü
Gazi Çiftliği’nde doğan
Can Kıraç’ım.
İsim babam sizsiniz!
Bugün, 90 yaşımın eşiğinde, beyni ve kalbi ile,
“Akıl ve İlmin” rehberliğini kabul etmiş,
“Fikir ve İlkelerinizi” özümsemiş bir mirasçınız olarak huzurunuzdayım.
Ne mutlu bana!
Ne mutlu yarının Atatürk’çü gençlerine!

Can Kıraç
18 Şubat 2016

devamını oku
Haberler

14. İŞ DÜNYASINDA “LİDERLİK” SERTİFİKA PROGRAMI

koc-yonder2016

İŞ DÜNYASINDA LİDERLİK 14” Sertifika Programı

20-27 Şubat 5-12-19 Mart 2016

Koç-Yönder Yönetim Kurulu Başkanı, Yıldız Üniversitesi Vakfı Mütevelli Heyeti ve Türkiye Olimpiyat Komitesi Kültür ve Sanat Komisyonu üyesi Mesut ILGIM, İktisadi Kalkınma Vakfı Eski Başkanı ve Koç-Yönder Yönetim Kurulu Üyesi Davut ÖKÜTÇÜ gibi isimlerin iştirak ettiği ve deneyimlerini paylaştığı Bahçeşehir Üniversitesi Hükümet Liderlik Okulu ve Koç-Yönder tarafından düzenlenen  İş Dünyasında Liderlik Sertifika Programı’nın bu sene on dördüncüsü düzenleniyor.

Program 20-27 Şubat 5-12-19 Mart 2016 Cumartesi  günleri  saat  09:30-18:30 saatleri arasında gerçekleşecektir.

Program Amacı:

Günümüz iş dünyasındaki başarılı şirketler, daha eğitimli ve daha etkin çalışmalar yapabilen kadrolar kurmakta; bunun için yeni fikirler ve projeleri hayata geçirebilecek “lider” özellikli insan profili üzerinde durmaktadırlar. Bununla birlikte yeni iş kuran veya iş kurma planları yapan girişimcilerin de işin başında veya devamında nasıl hareket etmeleri gerektiği, uygulayabilecekleri stratejiler, krizlerle başa çıkabilme becerisi, insan yönetimi ve işletmenin kurumsallaşması konularında daha eğitimli olmaları büyük önem taşır. İş Dünyasında Liderlik sertifika programı, işte bu gerçekler dikkate alınarak gerçekleştirilmekte ve katılımcılarının çalışma hayatına yön vermeyi amaçlamaktadır.

Program İçeriği:

Koç-Yönder ile ortaklaşa düzenlenen program kapsamındaki dersleri yönetici konumunda çalışmış, uygulama deneyimi yüksek eğitimciler vermektedir. Programda katılımcılar teorinin yanı sıra, gerçek hayattaki işleyişi bir hafta Arçelik ve bir hafta Ford Otosan fabrikalarını ziyaret ederek öğrenme fırsatı bulacaktır. Program dahilindeki ana konular aşağıda sıralandığı gibidir.

  • Liderlikte Gücün Doğru Kullanımı: İyi Yönetim
  • Liderlik ve Etik
  • İnsan Odaklı Yönetim
  • Duygusal Zeka
  • Girişimcilik
  • Sürdürülebilir Liderlik
  • Stratejik Yönetim
  • Pazarlama ve Dış Ticarette Liderlik
  • Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma
  • Kurum Kültürü
  • Kriz Yönetimi


Kayıt ve Detaylı Bilgi İçin: (212) 381 57 27-28-31-33-34 nolu telefonları arayabilirsiniz.

 

   

20-27 ŞUBAT 2016

05-12-19 MART 2016

 

 

İŞ DÜNYASINDA “LİDERLİK” XIV
  Saat Konu Eğitimci
I. HAFTA
 

 

 

20.Şubat.2016

Cumartesi

09.30-11.30 Liderlikte Gücü Doğru Kullanımı: İyi Yönetim Hüseyin Lütfi Ensari
11.30-11.45 Ara
11.45-13.45 Liderlik ve Etik H. L. Ensari – Bülend Ceylan
13.45-14.30 Öğle yemeği arası
14.30-16.30 İnsan Odaklı Yönetim Ferdin Hoyi
16.30-16.45 Ara
16.45-18.30 Duygusal Zeka Esin Hoyi
II. HAFTA
 

27.Şubat.2016

Cumartesi

09.30-12.00 Arçelik A.Ş. Çayırova  Tesisi Ziyareti  

Arçelik

Ferdin Hoyi / Sabri Akdemir

12.00-14.00 Yöneticilerle Öğle Yemeği
14.00-16.30 Arçelik A.Ş. Çayırova  Tesisi Ziyareti
16.30-17.30 Değerlendirme
III. HAFTA
 

 

05.Mart.2016

Cumartesi

09.30-11.30 Girişimcilik Cemre Nalbantoğlu
11.30-11.45 Ara
11.45-13.45 Stratejik Yönetim Sabri Yalçın Akdemir
13.45-14.30 Öğle yemeği arası
14.30-16.30 Sürdürülebilir Liderlik Hüseyin Lütfi Ensari
16.30-16.45 Ara
16.45-18.30 Pazarlama ve Dış Ticarette Liderlik Doğan Sılay
IV. HAFTA
 

12. Mart.2016

Cumartesi

09.30-12.00 Ford Otosan A.Ş. Gölcük  Tesisi Ziyareti  

Ford Otosan

Ferdin Hoyi / Sabri Akdemir

12.00-14.00 Yöneticilerle Öğle Yemeği
14.00-16.30 Ford Otosan A.Ş. Gölcük  Tesisi Ziyareti
16.30-17.30 Değerlendirme
V. HAFTA
 

 

19.Mart.2016

Cumartesi

09.30-11.30 Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma Cengiz Nayır
11.30-11.45 Ara
11.45-13.45 Kurum Kültürü Yalçın İpbüken
13.45-14.30 Öğle yemeği arası
14.30-16.30 Kriz Yönetimi Masum Türker
16.30-16.45 Ara
16.45-18.30 Genel Değerlendirme – Sertifika Dağıtımı Masum Türker

Ferdin Hoyi – H. Lütfi Ensari

devamını oku
Haberler

MUSTAFA V. KOÇ’u SONSUZLUĞA UĞURLADIK; “CANIM AĞABEYİM MUSTAFA BEY”

mustafa-koc

Ardından Cumhurbaşkanı, siyaset ve iş dünyası liderleri, çalışanları ve sevenlerinin olağanüstü kalabalık katılımı ile sonsuzluğa uğurlandı ve Zincirlikuyuda dedesi ile buluştu aile mezarlığında. Nur içinde yat sevgili Mustafa V. Koç. Aşağıda Koç Holding CEO su Levent Çakıroğlu’nun holdindeki törende yaptığı konuşması:

“Sayın Şeref Başkanım, Koç ve Giraud ailelerinin kıymetli mensupları,
Değerli çalışma arkadaşlarım, Bizleri bu acı günümüzde yalnız bırakmayan tüm dostlarımız.
Öncelikle, büyük kaybımız merhum Mustafa Vehbi Koç’a Allah’tan rahmet, saygı değer Koç ve Giraud ailelerine ve topluluğumuza tekrar başsağlığı diliyorum. Zaman sabır ve kuvvetle kenetlenme zamanıdır.

Bugüne kadar değişik nedenlerle karşınıza çıktım. Bu defa, asla aklıma gelmeyecek, çok zor bir konuşma için huzurlarınızda olmanın derin üzüntüsünü yaşıyorum.

Her vefat erkendir. Ancak Mustafa Bey’in bu ayrılışı çok zamansız oldu. Bizleri, sevenlerini, ülkemizi derinden sarstı. Hepimiz tarifsiz bir hüzün içerisindeyiz.

Kaybımızı kabullenmek güç, konuşmak zor, kelimeler yetersiz.

Bizler için Mustafa Bey, “Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Vehbi Koç’tan” çok daha fazlasıydı:

• Harika bir baba ve eş,
• Hayırlı bir evlat,
• Sevgi dolu bir ağabey,
• Gerçek ve vefalı bir arkadaş,
• Ülkesine aşık bir vatandaş,
• Büyük bir hayırsever,
• Aydın ve vizyoner bir iş adamı,
• Tutkulu bir sporcu ve sporsever,
• Çalışanlarına güç veren ve her zaman destekleyen bir lider.

Ama daha da ötesi, geniş kitleler tarafından çok sevilen, bir o kadar saygı duyulan, kalbi, vicdanı büyük, alçakgönüllü bir insandı. Hayata pozitif bakış açısı ve hoşgörüsüyle hepimize örnek oldu.
Onu esas farklı kılan da zaten bu insani değerleri ve birleştirici vasıflarıydı.

Görüyoruz ki aramızdan ayrılırken bile; kendisini tanıyan, tanımayan, yurt içinden ve yurt dışından, tüm sevenlerini, dostlarını, takipçilerini, mesai arkadaşlarını; kişiliğinden, yaptıklarından, söylediklerinden ve duruşundan yansıyan bu değerler etrafında birleştirdi.

Kıymetli arkadaşlar,

Mustafa Bey, o bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle hayatını dolu dolu yaşadı. İş hayatından sosyal hayatına, hobilerine kadar ne yaptıysa en iyisini yaptı.

Eğer mutlu bir insansanız; Çevrenizde hayatın size sunduklarını kucaklayıp onları paylaşmayı bilirseniz; Daima enerjinizi yüksek tutarsanız; Bu enerjiyi etrafınızdakileri harekete geçirmek için kullanırsanız; Hayattan keyif almayı bilip etrafınızda iyimserlik dalgası yaratırsanız; Şirketinizin, arkadaşlarınızın, ailenizin güneşi olur,

Yani Mustafa Bey’i olursunuz.

İnsanları aydınlatır ve ısıtırsınız. Mustafa Bey’in gülen gözlerini, omuzlarımızı sıvazlamasını, uzaktan göz kırpmasını, gergin toplantıları sakinleştirmesini unutmak bir yana, her gün daha fazla hatırlayacağız. Onun aramızdan ayrılması ile içimizde kocaman bir boşluk oluştu. Bu boşluğu doldurmak da mümkün olmayacak.
Değerli arkadaşlar,

Mustafa Bey, 32 yıllık çalışma hayatı, 13 yıllık yönetim kurulu başkanlığı ile ülkemize ve bizlere çok büyük, çok başarılı, gurur duyulacak bir miras bırakıyor. Bizlere toplu olarak en son Üst Düzey Yöneticiler Toplantısı’nda seslenmişti. En önemlisi de kendi hayallerinden bahsetmişti.

Müsaadenizle konuşmasından alıntılar yapmak istiyorum. Şöyle dedi:

“Vehbi Bey’in hayali ile topluluğumuz, holdingimiz kuruldu. Rahmi Bey’in hayalleri ile topluluğumuz büyüdü, yeni ortaklıklar gerçekleştirdi. Dışa açılmaya başladı.  Benim hayalim de rakiplerle arayı açmaktı. Sizlerin liderliği, ekiplerinizin katkısı ile bu hayalleri bir bir gerçekleştirdik. Yeni satınalmalar ile grubumuzu büyüttük. Yurtiçindeki liderliğimizi perçinledik”

Dedikten sonra şöyle devam etmişti:

“Bugün sizlerle bundan sonraki hayalimi paylaşmak istiyorum”

Bundan sonraki hayalim: Uluslararası arenada çok daha önemli ve büyük başarılar gerçekleştirmek. Yurtiçindeki uzun vadeli liderliğimizi yurtdışına taşımak. Portföyümüzü küresel arenada da faaliyet gösteren şirketler ve organizasyonlar ile desteklemek”

Mustafa Bey bu sözleriyle vizyonunu ve hedeflerini bizlerle güçlü bir şekilde paylaşmıştı.

Nitekim kendisiyle son Amerika seyahatimizi de, bu doğrultuda, potansiyel yatırımları değerlendirmek üzere yapmıştık. Bu seyahatte uluslararası vizyonu doğrultusunda kararlılığını bir kez daha gördüm. Şimdi bu hayalleri ve vizyonu birbirimize sımsıkı sarılarak bizler gerçekleştireceğiz.

Son olarak Mustafa Bey’e, hepimiz adına seslenmek istiyorum. Kıymetli Yönetim Kurulu Başkanım,  Canım ağabeyim Mustafa Bey,

Vizyonunuz ve değerleriniz doğrultusunda bize bıraktığınız bayrağı var gücümüzle çalışarak daha ileriye taşıyacağımıza emin olabilirsiniz. Ekonomik, sosyal, beşeri alanlarda gelişimimiz hız kesmeden sürecek. Her zaman çok önem verdiğiniz toplumsal sorumluluk bilincinin ülke geneline yayılmasını sağlayan projelerimize devam edeceğiz.

Kısacası, ülkemize her alanda hizmet etmeyi sürdüreceğiz. Topluluğumuzu uluslararası arenada hedeflediğiniz, arzu ettiğiniz seviyeye taşıyacağız. Ve size her zaman layık olmaya çalışacağız.

İsminiz, şirketlerimizin tarihinde, faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde, spor kulüplerinde, derneklerde, vakıflarda ve sanat faaliyetlerinde sonsuza dek yaşayacak. Ancak, her şeyden önce, isminiz tam burada, kalplerimizde kazılı kalacak. Siz her zaman bize güvendiniz. Biz de Koç Topluluğu çalışanları olarak güveninize layık olmak için var gücümüzle çalışacağız.

Müsterih olunuz. Huzur ve nur içinde yatınız. Ama biz sizi çok özleyeceğiz. Sizin bizde hakkınız çok; bizden yana bir hak varsa, tüm camiamız adına hakkımız size sonuna kadar helal olsun.

devamını oku
Haberler

KOÇ-YÖNDER’in DOĞU KARADENİZ GEZİSİ

 Koç-Yönder üyeleri ve eşlerinden oluşan 32 kişilik bir grup 23-26 Temmuz tarihleri arasında dört günlük bir Doğu Karadeniz turu yaptılar. Setur tarafından organize edilen ve son derece başarılı bir uygulama ile katılımcların takdirini kazanan bu etkinlik çerçevesinde, 23 Temmuz sabahı önce Trabzon’a uçuldu, oradan onar kişilik midibüslerle Hopa istikametine hareket edildi.
Gecelemelerin Ayder Yaylasındaki, tamamen yöre mimarisinin özelliklerini taşıyan bir dağ otelinde yapıldıpı turda en ilgi çeken gezilerin biri de, Gürcüstan sınırındaki , Macahel bölgesinin en doğu noktasındaki Camili köyüne yapıldı.
Burada Tema kurucusu Nihat Gökyiğit’in yarattığı arıcılık merkezi gezildi, arıcılık hakkında bilgiler alındı.
Tur boyunca yörenin bütün güzellikleri, vadileri, şelaleri, kale ve tarihi yapıtları gezildi.
Tur’un son günü ise Trabzondaki ünlü Sümela Manastırı ile, şehrin Soğuksu mevkiindeki ünlü Atatürk köşk’ü gezildi,  dönüş yolunda ise Trabzon Pidesi ziyafeti ile tur noktalandı.
Bir başka turda buluşmak üzere, güle oynaya İstanbula dönüldü.
devamını oku
Haberler

KÜRESEL DENİZCİ RAHMİ KOÇ’a LEGION D’HONNEUR NİŞANI

KÜRESEL DENİZCİ RAHMİ KOÇ’a LEGION D’HONNEUR NİŞANI
11.06.2015 Perşembe
Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, 1802 yılından bu yana Fransız hükümeti tarafından verilen en üst düzey nişan olan ‘Legion D’Honneur’e layık görüldü.
İstanbul’da Fransız Sarayı’nda düzenlenen törende Koç’a nişanı veren Fransız Büyükelçi Laurent Bili, “İzninizle teknenize dünya denizlerini fetheden sizin için yeni bir sözcük üretiyorum ‘globesailor’ (küresel denizci) ” diye konuştu.
FRANSA’nın en prestijli devlet nişanı ‘Legion d’Honneur’ü alan Türkiye’nin iş ve sanat dünyasının önde gelen isimleri arasına Rahmi Koç da katıldı. Fransız Sarayı’nda daha önce Güler Sabancı, Oya Eczacıbaşı, Bülent Eczacıbaşı, Ümit Boyner, Yaşar Kemal, Zülfü Livaneli, Ara Güler gibi isimlere verilen “Legion d’Honneur” törenlerinin pek çoğunu izleme fırsatımı bulduğum için rahatlıkla söyleyebilirim. Bu nişanın en üst seviyesi olan “Officier dans l’Ordre national de la Legion d’Honneur”ü alan Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç hiç kuşku yok Fransız Sarayı’nda fark attı. Şöyle ki: Ayakta izlenen diğer törenlerin aksine Rahmi Koç’un nişan töreni için sarayın büyük salonunda davetliler için özel bir oturma düzeni yapıldı. Davetlilere ise Fransız Sarayı’nın mutfağından değil Divan’dan ikramlar sunuldu. İş dünyasının önde gelen isimlerinin yanı sıra Semahat Arsel, Mustafa Koç, Ali Koç ve Koç Grubu’nun üst düzey yöneticilerinin izlediği törene Patrik Bartholomeos da katıldı.
FRANSA KOÇ’U BEKLİYOR
Ankara’da dördüncü yılını tamamlamakta olan Fransız Büyükelçi Laurent Bili bizzat türkçeye tercüme ettiği konuşmasına başlarken Koç Ailesi’nin Türkiye’nin sadece sanayi kalkınmasıyla değil ülkenin düşüncel ve kültürel hayatıyla anıldığını söylüyor. “Oğlumdan biliyorum gençler öncelikle Koç Üniversitesi’ni düşünüyor” diyen Büyükelçi Bili, Amerikan Hastanesi, Haliç kıyısındaki Rahmi Koç Müzesi gibi kurumlara değiniyor. “Fransa kolları açık Koç Holding’i bekliyor” demeyi de ihmal etmiyor.
Rahmi Koç’un teknesiyle dünya denizlerini fethetmeye çıktığını da hatırlatan Büyükelçi Bili “izninizle sizin için yeni bir sözcük üretiyorum “globesailor” yani “küresel denizci” diyor.
Büyükelçi Bili’nin ‘çok seyahat eden’ anlamında İngilizce ‘globetrotter’dan esinlenerek ürettiği ‘globesailor’ belli ki Rahmi Koç’un çok hoşuna gidiyor. Konuşmasına “Bugün hayatımdaki müstesna akşamlardan birini yaşıyorum. Benden sonra çocuklarımın ve torunlarımın iftihar edeceği bu ödülü müzemde onurla teşhir edeceğim” diye başlıyor.
AB’YE GÖZ KIRPSIN
Fransa ile Türkiye’nin tarihteki yakın ilişkilerine değinen Rahmi Koç, “Fransız dili dışişleri örgütümüzde, Pera’daki kültürel hayatta, tıp ve mühendislik alanlarında öncümüz oldu. O kadar ki 1970’lere kadar Türkiye’nin diplomatik lisanı Fransızca idi” diyor. Fransa’da Paris ve Cote d’Azur’den ziyade Provence bölgesini sevdiğini söylüyor. İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerle ilgili ticaret hacminin 12 milyar Euro olduğuna dikkat çeken Koç “Gönül arzu eder ki bu işbirliği ve karşılıklı yatırımlar daha da büyüsün” diye konuşuyor. Konuşmasını ise “Türkiye ile ilişkiler daha da sıklaşsın ve Fransa Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne entegre olmasına göz kırpsın” sözleriyle bitiriyor.
Rahmi Koç’un diğer ödülleri
KOÇ Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, Fransa tarafından Napoleon Bonaparte döneminden itibaren tüm dünyada üstün başarılı kişileri ödüllendirmek amacıyla verilen söz konusu nişanın yanı sıra 1997 yılında Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen Devlet Üstün Hizmet Madalyası ile onurlandırılmıştı. Rahmi Koç, bugüne kadar Almanya Büyük Hizmet Nişanı, İtalya Cumhuriyeti Yüksek Liyakat Nişanı, Avusturya Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Büyük Hizmet Nişanı, Britanya İmparatorluğu Mükemmel Önderlik (Onursal) Nişanı, Hadrian Ödülü, Carnegie Hayırseverlik Madalyası, BNP  Paribas Hayırseverlik ve Yaşam Boyu Sorumlu İş İnsanı Ödülü’nü aldı.
(Gila Benmayor – Hurriyet Gazetesi)
devamını oku
1 2 3 4 5 11
Page 3 of 11